14 Aralık 2011 Çarşamba

Tuna kuşu geldi :)

İki gecelik misafirlikten sonra dün gece gittik annemlere Tunişi aldık geldik. Çok eğlenmiş bizimki Moda-Kadıköy tramvayına binmiş, parka gitmiş, kedilere mama vermiş..Hayatından çok mutluydu.
Ağladım falan ama aslında çok da iyi oldu, sonuçta Tuna kendisi istedi çok da güzel vakit geçirdi  niye ağladıysam o kadar ilkti ya ondan sanırım...

Parkta anneme sormuşlar anaokuluna gidiyor mu diye annem yok henüz gitmiyor demiş ama Tuna hemen atlamış hayır ben cumartesi günleri okula gidiyorum diye.. Kediyle sohbet ediyormus " burada durma bak araba geliyor kaldırıma çık, sen de bizimle gelsene"..

12 Aralık 2011 Pazartesi

Tuna'dan bir ilk daha

Dün babamın doğum günü için bizim evde toplandık.. Gündüz Tuna'yla beraber yaptık herşeyi, ben evi süpürdüm Tuna süpürgenin üstüne oturdu; yemek yaparken de hepsine elini sürdü arada döktü saçti kızdırdı beni arada da anne ne olursun oynayalım dedi..Sen yapma babaannem yapsın sen gel odamda oynayalım dedi kıyamadım kah oyun oynadım kah kaytarıp işimi yapmaya çalıştım..ama hakkını veremedim dünkü beraberliğimizin..istediğim gibi ilgilenemedim..
Akşam anneannesi, dedesi ve teyzesi eve dönerken onların peşine takıldı bende gidicem anneannemde kalıcam diye..Biz pek ihtimal vermedik nasılsa gitmez diye;  iyi o zaman çantanı al dedik, çok eminiz ya gitmeyeceğinden, sabah dedesiyle parka bile gitmedi kalmaya hayatta gitmez diyoruz..ama bizimki gayet niyetli ve kararlı bir sekilde ayakkabılarını giydi, çantasını aldı bizi öptü ve gitti..
iyi güzel sonuçta emin ellerde ve çok istekli  ama gel bunu bana anlat...Girdim salona başladım ağlamaya, biliyorum gereksiz ve saçma ağlayacak ne var ama kendime engel olamıyorum..Halbuki Tuna bu gece erken uyusa da kitap okusam, dergilerime  rahatça bakabilsem ne bilim televizyon izlesem ya da gece deliksiz uyuyabilsem vb. bir sürü cümle kurardım biliyorum ama gece hiçbirini canım yapmak istemedi, gece rahatça deliksiz bir uyku da çekemedim..
hiç alakası olmasada dedim ya istediğim gibi ilgilenemedim vs. diye işte bu düşünceler rahat bırakmadı beni...

7 Aralık 2011 Çarşamba

nerelerdeydik

Ha bugün ha yarın yazarım derken çokkkk uzun zaman olmus...araya zaman girince de insan kolay yazamıyor..Ama acaip bir yoğunluk var bizde son iki-üç  aydır. İş çok yoğun haftasonları da öyle çabuk geçiyorki neye zaman ayıracağımızı şaşırıyoruz!! Evle mi ilgilenelim Tuna'yla mı kendimizle mi hepsi birbirine karışıyor ama Tuna bizi o kadar çok özlemiş oluyorki haftasonları dipdibe yaşıyoruz yumoş yumoş:) Özellikle geçen hafta işten 9'dan önce çıkamadım tabii Tuna'yla da istediğim gibi ilgilenemedim pazar günü kuzum durup durup anneciğimm diye sarıldı evdekilere benim annem diye nispet yaptı..Böyle olunca çok üzülüyorum çalışmak evet gerekli seviyorum da çalışmayı ama Tuna'ya doyamadığımda ya da onun bizi böyle özlediğini gördüğümde çalışıyor olmaktan da nefret ediyorum.

Kuzum tam bir papağan herşeyi anlatıyor artık; bazı kelimeleri çok komik mesela poşete pişot diyor, çarşafa çarfaş :) Müzik okulunu da çok seviyor okulda öğrendiklerini orada yapmasada evde bakıyorum kendi kendine söylüyor..şarkıları da ezberledi en çok Küçük Hasan'ı söylemesini seviyorum bir bölümünü kendince "burda hasan yok" diye çeviriyor komiğime gidiyor. bir de son dönemde traktör ve kepçe şarkısına taktı böyle bir şarkı benim bildiğim yok nereden çıkardı bilmiyorum ama ısrarla anne hadi kepçeyle traktör söyleyelim diyor ben de uyduruyorum :)

Tuna'ya göre öğretmen öğretmen, erkekler adam, bayanlar kız mantık bu kadar basit; sınıfta öğretmen yoksa sınıfın kapısından öğretmen diye sesleniyor Tuna'cım öğretmenim diye düzeltiyoruz ama sonra gene aynen devam ediyor, arkadaşımız Levent'e de durdu durdu adam dedi hepimiz şok olduk ama en çok da samimi olmadığımız bir arkadaşımızın evinde utandım diyebilirim bizimki koltuğa yatmış süt içiyordu arkadaşın eşine yattığı yerden kız kız diye seslenmez mi  gülsem mi ne yapsam bilemedim hemen Tuna'cım abla de lütfen kız denmez diye düzelttim ama şok oldum kız lafını duyunca..

1aydır uyku düzeni iyice bozuldu gece 1'den önce uyumuyor, yaklaşık iki haftadır da yanımızda uykuya dalıyor..Dün gece ben gözlerimi kapadım uyuyor numarası yapıyorum bizimki kıpır kıpır konuşuyor, dönüyor, elinde ayısı ona birşeyler anlatıyor, suratıma otobus minibüs bipp yapıyor, sürekli bir hareket halinde yani en sonunda geldi tepeme dikildi "anne beni duyuyor musun? anne duyuyor musun gözlerini açsana ..ben çok terledim sırtıma peçete koysana" dedi..peçeteyi koyduk bu sefer 5dakika geçmeden anne peçeteyi alsana diye tutturdu.
Bir de süt içme olayımız varki evlere şenlik dün gece 1 lt. sütü bitirdi mesela ben hacıyatmaz gibi kalkıp kalkıp süt ısıttıyorum her gece en az 3 kere süt ısıtıyoruz başka türlü uyutamıyoruz bunu nasıl aşacağız bilmiyorum..Varsa bildiğiniz bir metod tavsiyelerinizi bekliyorum..

18 Ekim 2011 Salı

telefonda Tuna

Dün kuzenimin kızı Nehir'in doğum günüydü.. akşam beraber aradık Tuna'yla ben konuştuktan sonra verdim telefonu mutlu yıllar dile Nehir'e dedim..Mutlu yillar dedi sonra kendince birşeyler anlattı Nehir'e..kapatmak için hamle yaptım hadi mutlu yıllar dile kapatalım dedim "dedim" dedi bana gayet cool bir şekilde :))
öptüm bye bye dedi kapattı telefonu..

uykusuz her gece...

Bezlerden kurtulduk ama gece düt içmelerimiz henüz bitmedi.. Doktorumuz süt olayına sınırlama getirmemizi istedi ama biz bunu nasıl yapacağımızı henüz keşfedemedik..
Her gece zır zır 1 -1.5saat ağlıyor çocuk dütt anne dütt diye.. az az veriyoruz ama tatmin olmuyor..
bu yüzden de bir türlü uyumuyor..şiş yapmaya kaldırıyoruz 3 gibi sonra 5'e kadar ayaktayız..

Bir de geç yatma mevzusu var ki bunu da kıramadık henüz.. saat 10'da başlıyoruz yatma hazırlıklarına ama 12'den önce uyutamıyoruz tabii buarada en az 2 biberon süt de içilmiş oluyor..Dün gece oyun oynarken ben yatacağımız sinyallerini vermeye başladıktan sonra Tuna çook oynayalım anne çok oynayalım menim hiç uykum yokk diye söylendi durdu.. :(( Tabii O da hakli kendince ne yapsın yavrucak bizi haftaiçi çok az görüyor 10'da da yatınca ( gerçi yattığı yok ama farzedelim yattı :))) en fazla 3 saat beraber vakit geçirmiş oluyoruz ...

10 Ekim 2011 Pazartesi

Dede-Torun

dede-torun iki kafadar çok iyi anlaşıyorlar. Dedesi bir dediğini iki etmiyor; minik mama almak için hiç üşenmeden  kağıda istenenin detaylarını yazdırıp markete gidiyor..
Çarşamba günü Samsun'a döneceklerinden hızlandırılmış görüşmeler ayarladık bu haftasonu için full time beraberdik :)..
Dün akşam ayrılırken dedesi boş bulundu kucağına aldı sarıldılar öpüştüler "babacım kucağına neden aldın sen dedim" bizimki hemen ammelliat oldun aemmelliat oldun diye indi dedesinin kucağından..hepimiz şok olduk..

7 Ekim 2011 Cuma

anne belabel

Dün aksam eve geldiğimde Tuna kepçe, kamyon dökmüş oyun oynuyordu. Benim pasta süslerimi almış kum niyetine kepçeye dolduruyor boşaltıyor. Ben gelince tekrar çıkarttı anne belabel oynayalım otuu otuu dedi. beraber insaat yaptık; kepke kum koyuyoo kaykuu alıyoo..

Fotografını çekmek istedim bu sefer kızdı çekme gel otur diye; hadi dedim gel beraber kendimizi çekelim; bir tane çektik dur dedim gözlüklerimi çıkartayım ikinciyi de çektik bu sefer kendisi eline aldı makineyi beni çekmek istedi tam çekecekken gözlüklerimi farketti gözlüklerini çıkart dedi :) sonra cekti fotomu..

Dün annemler İstanbul'a geldi, Tuna'ya da anlattım anneanne dede gelecek diye ama bu sefer bize geleceklerini düşündü bir türlü uyumak istemiyor, anneanne nerde anne? benim anneannem nerdee?? ucak nereye geldi anne? anne anneanne ayaa..ayya anne ..Tunacım anneannenler bize gelmeyecek bu aksam diyorum inanmıyor bana ben uyumucam anneanne gelecek ben kapıyı açıcam diyor..En sonunda annemle konustu da neyse ikna oldu sonra geleceklerine ve uyudu tabii buarada saat 12 olmustu..