18 Ekim 2011 Salı

uykusuz her gece...

Bezlerden kurtulduk ama gece düt içmelerimiz henüz bitmedi.. Doktorumuz süt olayına sınırlama getirmemizi istedi ama biz bunu nasıl yapacağımızı henüz keşfedemedik..
Her gece zır zır 1 -1.5saat ağlıyor çocuk dütt anne dütt diye.. az az veriyoruz ama tatmin olmuyor..
bu yüzden de bir türlü uyumuyor..şiş yapmaya kaldırıyoruz 3 gibi sonra 5'e kadar ayaktayız..

Bir de geç yatma mevzusu var ki bunu da kıramadık henüz.. saat 10'da başlıyoruz yatma hazırlıklarına ama 12'den önce uyutamıyoruz tabii buarada en az 2 biberon süt de içilmiş oluyor..Dün gece oyun oynarken ben yatacağımız sinyallerini vermeye başladıktan sonra Tuna çook oynayalım anne çok oynayalım menim hiç uykum yokk diye söylendi durdu.. :(( Tabii O da hakli kendince ne yapsın yavrucak bizi haftaiçi çok az görüyor 10'da da yatınca ( gerçi yattığı yok ama farzedelim yattı :))) en fazla 3 saat beraber vakit geçirmiş oluyoruz ...

10 Ekim 2011 Pazartesi

Dede-Torun

dede-torun iki kafadar çok iyi anlaşıyorlar. Dedesi bir dediğini iki etmiyor; minik mama almak için hiç üşenmeden  kağıda istenenin detaylarını yazdırıp markete gidiyor..
Çarşamba günü Samsun'a döneceklerinden hızlandırılmış görüşmeler ayarladık bu haftasonu için full time beraberdik :)..
Dün akşam ayrılırken dedesi boş bulundu kucağına aldı sarıldılar öpüştüler "babacım kucağına neden aldın sen dedim" bizimki hemen ammelliat oldun aemmelliat oldun diye indi dedesinin kucağından..hepimiz şok olduk..

7 Ekim 2011 Cuma

anne belabel

Dün aksam eve geldiğimde Tuna kepçe, kamyon dökmüş oyun oynuyordu. Benim pasta süslerimi almış kum niyetine kepçeye dolduruyor boşaltıyor. Ben gelince tekrar çıkarttı anne belabel oynayalım otuu otuu dedi. beraber insaat yaptık; kepke kum koyuyoo kaykuu alıyoo..

Fotografını çekmek istedim bu sefer kızdı çekme gel otur diye; hadi dedim gel beraber kendimizi çekelim; bir tane çektik dur dedim gözlüklerimi çıkartayım ikinciyi de çektik bu sefer kendisi eline aldı makineyi beni çekmek istedi tam çekecekken gözlüklerimi farketti gözlüklerini çıkart dedi :) sonra cekti fotomu..

Dün annemler İstanbul'a geldi, Tuna'ya da anlattım anneanne dede gelecek diye ama bu sefer bize geleceklerini düşündü bir türlü uyumak istemiyor, anneanne nerde anne? benim anneannem nerdee?? ucak nereye geldi anne? anne anneanne ayaa..ayya anne ..Tunacım anneannenler bize gelmeyecek bu aksam diyorum inanmıyor bana ben uyumucam anneanne gelecek ben kapıyı açıcam diyor..En sonunda annemle konustu da neyse ikna oldu sonra geleceklerine ve uyudu tabii buarada saat 12 olmustu..

5 Ekim 2011 Çarşamba

Bildiğin kıskandım..

Dün akşam eve geldiğimde saat 10.00 olmuştu. Ev girdiğimde ortalık çok sessizdi acaba uyudu mu dedim ama babası hasta olduğundan erken yatmıs Tuna da İremle salonda oturmuş (kapıyı da kapatmışlar ses gitmesin diye)  masada Merakli Minik dergisine bakıyorlar. Beni görünce her zamanki sevinç gösterisinde bulunmadı muhtemelen geç geldiğim için naz niyazdaydı, ben sırnaştım öptüm gıdıkladım biraz açıldı. İlk söz anne beni götür anneanneye götür oldu :) Tunacım bu saatte olmaz onlar yarın doktora gidecekler sen ne yapacaksın sabah evde tek başına gibi konuşmalara girince biraz huysuzluk yaptı.. Ve bu noktadan başladı bana kızmaya..Üstüne kağıttan gemi yapıp suda yüzdürmek istedi ama saat geç olduğundan bu istek de geri çevrildi kızgınlık biraz daha arttı. Akvaryumla ilgili isteği de geri çevrilip tuvalettini tuttuğu herhalinden belli olduğundan tuvalete götürmek istediğimi anlayınca bana iyice kızdı. Gitti Irem'e sırnaştı ben bir bozuldum bir bozuldum..resmen gıcık oldum cokk üzüldüm..Kadının da suçu yok ama bana ne ona da çok gıcık oldum benden çok Tuna'yla vakit geçirebiliyor diye sinirlendim..(iç ses: Tuna İrem'i seviyor demek ki ona iyi bakıyor) Gittim salona oturdum somurttum..Yatakodasında da  söylendiğimden Zeki duydu dediklerimi dayanamamış kalktı geldi yanıma kıskanç mısın diye de dalga geçti :) evet kıskandım uff ne yapım zaman geçiyor Tuna çok hızlı büyüyor daha çok beraber olmak istiyorum oğluşla suç mu??

aslında şimdi yazınca da baktım ki çok bi peşpeşe isteklerini geri çevirmişim ama öyle oldu.. normalde saat 10'da yatmaya hazırlanması gerekiyordu ama buaralar bu konuda çok başarısızız belki de o yüzden tüm bu istekler geri çevrildi..

Babası da kalkınca bizimki baktı evde hareket var içerden sesleniyor baba neeydesinnn?? Pıtır pıtır geldi oturdu aramıza meyve getirdim yedik beraber sonra menim mamadan yiceem dedi kucuk mama ( kuruyemiş tarif ediyor) anne yanıma otuuyy dedi sarıldık oturduk kucak kucaga..

Sonra her zamanki rutin;  uyuycam düt ısıt anne, yatağa yatar yatmaz aşşlan oku anne, peşine fill oku anne, inek oku miyavv oku annee..tüm kitaplar okunduktan düt bittikten sonra yatmamak için her türlü bahane uydurulur odadan çıkılır..birşeylerle oyalandıktan sonra buarada yarım saat geçmiştir rahat tekrar dütt diye tutturup dütü içip yatılır ve saat 12-12.30 olur..

3 Ekim 2011 Pazartesi

Küçük Hasancık

uzağa gidiyor küçük hasan yanlızca
cok mutlu  oluyor şapkasını takınca
annesi çok üzülür Hasancığı yok orda
hatasını anlar Hasan eve döner hızlıca

bu  haftasonu Tuna Kraki programına başladı bu da ilk öğrendiği şarkı. cumartesi pazar sürekli bu şarkıyı dinledik. Anne Hasan aç kipatım nerde benim lerle gecti haftasonu :)..ilk ders herkesi tek tek inceledi canı isterse katıldı derse istemediğinde kucagımda oturdu diğer cocuklara baktı..ama hoşlandı dışarı çıkmak istemedi gene gelelim mi dedik gelicem dedi :)

sanırım not düşmemisim ama Tuna bezlere elveda dedi. İlk başta sadece gündüzleri çıkartıyorduk geçen haftaki doktor kontrolümüzden sonra geceleri de bağlamamaya karar verdik..25,09'dan itibaren tamamen bezsiz hayata geçmiş bulunuyoruz. bu 1 haftada tabiiki bazı kazalar oldu ama o kadar olacak di mi..

30 Eylül 2011 Cuma

Korkucam ama..

Dün akşam yemek yememek için türlü bahaneler uydururken komşumuzun çocuklarının sesini duyunca kapıya fırladı Tuna..Kapı önünde biraz oyalandıktan sonra bi baktım bizimki ayakkabılarını çıkartıp içeri girme uğraşında..Tunacım yemek yiyecegiz hadi gel lütfen demelerim tahmin edeceğiniz gibi hiç bir etki yaratmadı üzerinde, gayet gözlerimin içine baka baka girdi içeri.. Ben de bari yemek hazır olana kadar oynasın dedim.. Yemek hazır olunca gittim çağırdım gelmedi, Elif ben birazdan gönderirim dedi ona da tamam dedim geldim. Bekledim biraz baktım bizimkinin geleceği yok tekrar gittim bu sefer elinde bir puzzle geldi..Emniyet'in çocuklar için hazırladığı bir puzzle, üstünde bir polis var tahtanın önünde çocuklara ders anlatıyor..Yemek yerken (evet maalesef dün aksam bununla yemek yedi) bununla bayağ oynadı..Daha sonra yatıcam dedi süt ısıttım kitapların hepsini okuduktan ve bir biberon sütü bitirdikten sonra bu aralar hep olduğu gibi gene cin kesildi ayaklandı..ben Kaan'ın verdiği oyuncakla oynıcamm dedi..Puzzle da diyemiyor pluizz diyor :) gitti getirdi yatağın içine döktü. Biraz yaptıktan sonra anne ben polisten korkuom dedi :) neden korkuyorsun korkacak birsey yok ki dedim yok ama korkucaaamm dedi.. o kadar oynadıktan sonra simdi neden biranda korkutuğunu anlayamadım, gülesim de geldi ama yüzündeki ifadeyi görünce de oyy kuzucumm oldum..Bununla oynamayalım o zaman dedik hoppp kaldırdık..


Tuna'nın böyle biranda ortaya çıkan korkuları oluyor. Samsun'a giderken de uçaktan korkmaya başlamıştı. Hatta dönüşte çok ağladı ababa, otübüs diye ama zorla ikna ettik de uçağa binerken de uçaktayken de çok problem çıkarmadı. Hatta yemek gelince keyfi yerine geldi yemekten bile yedi..

19 Eylül 2011 Pazartesi

Şarkımı

Dün akşam düğün sebebiyle Tuna'yı evde bırakmak zorunda kaldık..
biraz mızmızlandı ama parka çıkınca keyfi yerine geldi.
Sabah öğreniyorum akşam kendi kendine şarkı söylüyormuş şöyle;
annem benim çalışıyor
benim annem
çalışıyor
nasıl da kabullenmiş durumu canım benim..insanın içini acıtıyor :( çalısıyor olmak O'nu evde bırakmak..