29 Temmuz 2011 Cuma

sonunda değiştirebildik

çook uzun zamandır Tuna sadece iki kitap okumamıza izin veriyordu; Pisicik ve Sarı Kız..içimiz dışımız pisicik ve sarı kız olmustu..hatta bazı aksamlar 2-3 tur dönüyorduk bu kitapları :) neyseki iki gündür farklı kitaplar da okumamıza izin çıktı :) ama önce 1 tur Pisicik ve Sarı Kız okunuyor peşinden Elmer, Elmer ve Kelebek, dayanabilirse kutuphanedeki arslan'ı okuyoruz..

25 Temmuz 2011 Pazartesi

daha daha

Babamın ameliyatından önce haftasonu hepberaber bizdeydik pazar gunu de Florya'da açılan İstanbul akvaryum'a gidelim dedik..Tuna da bu fikre bayıldı akkum akkum diye diye dolandı durdu evden çıkana kadar..biraz yoğunluk olacagını dusunmustuk ama bu kadarını hayal bile edemezdik kuyruk dısarıya tasmıstı..Biz girmeyi denemeye bile tenezzül etmeden Forum'daki akvaryuma doğru rotamızı değiştirdik. Tuna önceleri çok heyecanlıydı tünele girmek için elimi çekiştirip durdu ama tünele girer girmez 5 tane balık adamla gözgöze gelince hersey altüst oldu o kadar cok korktu ki adde addee diye aglamaya başladı.. tunelden cıkana kadar da sakinleştirmem mümkün olmadı boylece akkum maceramız burada son buldu..Yavrukusun da sansına daha sonra ufak ufak alıstırmak için ne zaman havuza baksak kıyıdan köseden gene bir balık adam cıktı karsımıza :(
simdi ne zaman akvaryumdan balıktan söz etsek takılmıs plak gibi aba aba?? diye balık adamları soruyor bize..
Daldan dala konmus gibi olucam ama Tuna anneannesinin balkonuna bayılıyor..gelene gecene laf atıyor :) Eskici geçiyor eeezzsskii diye bagırıyor çöp arabası geliyor atıyoo diye neler olduğunu anlatarak merakla izliyor işleri bitince de onlara bye bye diye seslenip el sallıyor, kedileri çagırıyor onlara mama atıyor, karpuzcuya sesleniyor, minik su tabacasıyla köpeğini gezdiren komsumuzu islatıyor :) ..
Artık döner kaydıraktan kayıyor, önce en tepesine cıkıyor demire asılıp biraz sallanıyor sonra da kayıyooomm diye hooop salıyor kendini..bir de herseye ben ben diye atlıyor, evde meyve sebze yıkamamızın , kek, omlet ya da cırpılması gereken herhangi bir sey hazırlamamızın imkani yok hemen sandalyeyi tezgahın onune cekiyor baadooon diyor musluğu ya da yapılacak işi kendine çevirip menn menn diye alıyor eline yıkanacakları, çırpılacakları..yaş itibariyle oyuncakları da çok kıymetli doğal olarak menimm menimm diye tutturuyor cok nadir oyuncaklarını paylaştığı..buaralar bir de yemek yerken yeni bir huy geliştirdi yemeğini bitirmedi diyelim aa o zaman ...yesin dediğimizde yoookk yicemm diyip hemen açıyor agzını...

uzun bir yazı olacak

Yazamadığım zamanlarda neler yaptık daha sonra hatırlamak için yazmak istedim..
Tarih 11 haziran ;
babamız tatile cıkmıstı 10 gün sonraki ilk bulusma :)


Babamızı da aldıktan sonra doğru bizim okula mezunlar gününe:) Bu sene bizim mezuniyetimizin 10. yılıydı, kızlarla okulda çoluk çoçuk bulustuk..

ayrıca o gun bizim evlilik yıldönümümüzdü, tam 5 yılı devirdik 55'i de görürüz insallah :) babamız yokken ona bu süprizi hazırladık Tuna'yla beraber..


Yıldönümlerinin haricinde başka önemli bir gelişme de Tuna'nin tuvalate oturduk istemesiydi..Henüz tam anlamıyla bu konuda ilerleyememiş de olsak Tuna'cım bir gün durup dururken tuvalette oturmak istedi, bu aralar kafasına göre takılıyor arada tuvalete oturuyor ama çoğunlukla bezine yapıyor..Biz tüm hazırlıklarımızı yaptık uygun zamanı bekliyoruz bakalım..



19 Temmuz 2011 Salı

Çok uzun zamandır yazamadım, geldim baktım döndum elim gitmedi nedense yazmaya..
Biraz karısık gecti haziran ayı bizim için, babamin  by-pass olması gerektiğini ögrenmemizle ameliyat olması bir oldu..hersey cok hızlı gelişti bu da bizi hem endişelendirdi, hem herseyin bu kadar çabuk hallolması mutlu etti. Şimdi babamız  iyi evde dinleniyor biraz rahatladık diyebilirim;  ben de kendimde yazacak gücü buldum..

Çok garip bir duygu insan anne ve babasının yaşlandığını kabul edemiyor görmek istemiyor, onların hep aynı güçte kuvvette olduğunu düşünmek istiyor, ameliyattan sonra düşünüyorum da babamın by-pass olacağı kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi, benim babam kalp hastası olamazdı nedense..cok şükür hersey simdilik yolunda :)

8 Haziran 2011 Çarşamba

Komşu Komşu huuu :)

Çapraz komşumuzun iki cücesi var; Kaan ve Öykü..Tuna ne zaman seslerini duysa hemen kapıya cıkıyor.. Yeni moda koridorda kosturuyorlar, top oynuyorlar, bazen de bisiklete biniyorlar..
Cumartesi günün anne oğul evdeydik Tuna'nın kulaklarında kızarıklık olduğundan sadece yarım saatliğine dısarı çıktık geldik.. Eve girdikten sonra bisikletini temizlerken Tuna gene koridora kaçtı doğru komşunun kapısına biraz bekledi sonra kapıyı çaldı.. Elif açtı kapıyı çocuklar evde yokmus ama Tuna pek de umursamadı ya da ne düşündü bilmiyorum ama Elif Tuna'yi içeri çagırdıktan sonra biraz oyalanıp ilk kez beni çağırmadan içeri girdi..ayakkabılarını çıkardı  dogru Kaan'ın odasına 5 dakika sonra baktım Kaan'ın oyuncaklarından seçmiş geliyor :)
Kendi başına gidebilmiş olması açıkçası beni çok mutlu etti çünkü çekingen, utangaç olsun hiç istemiyorum...Herkes gibi ben de kendi işini kendi halledebilsin, insanlarla kolay iletişim kursun istiyorum..

2 Haziran 2011 Perşembe

Azı Dişleri Azılı Çıktı

Atlattık ohh dedigimiz hastalıklardan sonra pazar aksamı yaşanan kriz dün akşam gene boy gösterdi..Tuna sabaha karsı uyandı bir daha da uyuyamadı.. 2 yaş kontrolüne gittigimizde doktorumuz 4 azı dişinin geldiği müjdesini vermişti sanırım o azılardan bazıları çıkmak üzere ki minik cücemizi uykudan uyandırıyor..
Uykuya dalmakta da zorluk çekiyor, evin çeşitli bölümlerini gezdikten sonra kuzucuk en sonunda salonda uyumaya karar kıldı ve resmen sızdı..

bu sancılardan sonra dikkatimizi çekti 10 gündür diş fırçalamaya bayılan Tuniş diş fırçasını 10 saniye sonra yıkama derdine düşüyordu..Dişleri hafif sarardı ama fırcalaması için zorlayamıyoruz, Tuna'yi da boyle sarı diş görünce canım sıkılıyor ama ne yapalım en kısa zamanda şu azılardan bir kurtulsak da rahatlasak..

30 Mayıs 2011 Pazartesi

şiş bademcikler, ates ve Bozcaada

planlar yapıldı, izinler alındı, grup toparlandı 19 mayıs'ta Bozcaada'ya gidiyoruz.. Hepimiz havanın kotu olmasından korkarken Tuna'nın hastalanabilecegi ihtimalini aklımızın ucundan bile gecirmiyoruz..
taaa taa taa taaamm pazartesi sabahı Tuna' da adını tam koyamadıgımız bir gariplik var, atesine bakıyorum 37,5 kulaktan olduğu için önemsemiyorum hastalık salı gunu kendini gosteriyor!!

Tuna'da da bendeki gibi bademcik problemi oldugundan apar topar randevu alıp doktora goturduk ve sonuc tahmin ettiğimiz gibi bademcik çıktı..Doktorumuz da ilaçlarını aldıktan sonra geziyi iptal etmemize gerek olmadıgını soyledi bizi rahatlattı yolladı..Neyse basladık ilacları kullanmaya ama gidecegimiz gune kadar Tuna'nın atesi düşmedi. Bugun yarın bugun yarın diyene kadar kendimizi valiz hazırlarken bulduk ama bir yandan da gidip gidemeyecegimizi tartısırken..En son gece sabah durumuna bakarız kotuyse gitmeyiz diye yattık. Sabah kalktık ates 39 :( neyse biz haric herkes yola cıktı biz evde kaldık ates dusuruculer falan baktık Tuna daha iyi hadi gidelim dedik dustuk yollara..


Bozcadada kaldıgımız sure boyunca  Tuna'nin atesi bir dustu bir cıktı..Teyze'sini gorunce benim kucagımdan teyzesine transfer oldugundan tatile giderken teyzesine takılıyordum bu tatil sen yandın ben rahat ederim diye ama buyuk konusmusum:) bücürümle resmen 4 gun boyunca yapısık gezdik..


bazen neseli


bazen asabi..


fazlaca ağlamaklıydı..

Atesi olmadıgında son donemde merak saldığı "gepge" ve "kargu"larıyla oynadı, kedilere bol bol mama verdi, ordeklere ekmek attı, traktöre bindi, çimlerde yuvarlandı..


beni al gepgemi alma derecesinde kepçesine ve kamyonuna sahip çıktı, ancak diğer oyuncaklarını paylastı :)


nehir ablası da Tuna'yı eğlendirmek için elinden geleni yaptı :)

Kaldıgımız otel tam Tunacıgıma goreydi ama hastalıktan tadına doyamadı..

Yavru kus daha hızlı iyilesebilseydi cok daha guzel olacaktı ama herseye rağmen bu kısa tatil cok iyi geldi..
bu da benim Tuna pusette uyurken rahat ettiğim nadir anlardan biriydi :)