Haftaya pazartesi Tuna anaokuluna başlıyor. Baştan pek hevesli değildi ben okula gitmem benim antremanım var maçım var diye okula gitmeyi reddediyordu. ama geçen hafta babasıyla okulu ziyarete gittiğinde durum biraz değişti, baktı ki etraf oyuncak kaynıyor okula gidicem demeye başladı..
Cumartesi günü okul için vesikalık çektirmeye gittik ama burnumuzdan geldi, zavallı fotografçı neler yapmadık ki Tuna'yi ikna etmek için ama olmadı.. zorla biriki kare yakladı da oradan yaptırdık..
bize de günün hatırası olsun diye asagıdaki kolajı hazırlamış çok da güzel olmuş :)
5 Eylül 2012 Çarşamba
4 Eylül 2012 Salı
Samsun'da Bayram
Bayram için Samsun'a annemlerin yanına gittik.. Yılda sadece bir kez Samsun'a gittigimizden hepimiz çok heyecanlıydık. Tuna biz daha İstanbul'dan çıkmadan sormaya başladı anne geldik mi? yaklaştık mı diye ?
Şansımıza normalde maximum 8 saat süren yol o gün 14 saat sürü ve biz sadece 1 kere mola vermemize rağmen Samsun'a gece yarısı varabildik.
Tuna heyecanla bisikletine kavuşma anını beklediğinden eve girer girmez bisiklet sormaya başladı; bisiklet balonlarla süslenmiş şekilde çıktı piyasaya.. Hemen kaskını, kolluklarını ve dizliklerini takıp bisikleti evde denedi mutlu mesut.
Akşam babası takıldı ben de binicem senin bisikletine diye sabah gözünü anne babam bisikletime biner mi sorularıyla açtı. Kahvaltıdan hemen sonra çıktılar tura.
Bayram sabahı şen şakrak yaptık hep birlikte kahvaltımızı. Anneannem artık bayramlarda bizde olduğundan herkes bayramlaşmaya bizim eve geldi.
Bayramın birinci günü kuzuyu arı soktu, kuzenimin oğluyla bahçede oynuyorlarken can havliyle öyle bir bağırdı ki kolum acıyor diye biz de ne olduğunu anlamadık. Tisörtünun kolunda arıyı görünce anladık ne olduğunu..Bayram çok güzel geçti..
Bayram soframız annemin leziz çok leziz yemekleriyle çok keyifliydi.

Kuzenler ve kuzen çoçukları çoluk çombalak birlikteydik.
Bu güzel manzaranın sonrasında da bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı..Ama ben yazlığı yağmur yağdıgında da çok seviyorum, hele sonrasındaki toprak kokusu..
Gelirken çektiğimiz çileden sonra gözümüz korktu cumartesi dönmeye karar verdik. Gelmesi çok güzel oluyorda şu dönüşler beni her zaman ağlatıyor. Bu sefer anneannemden ayrılmak bana çok zor geldi..Öptüm öptüm pamuk ellerinden gözlerimden yaşlar akmaya başlayınca da bana öyle bir baktı ki anlayamadı da neden ağladığımı içimi sızlattı :( canım anneannem benim tatlı pamuk anneannem seni çok çok çok seviyorum..Çocukların anneanne-babaanne ve dedeleriyle birşeyler paylaşarak o sevgiyi tadarak büyümeleri kadar güzel birşey yok sanırım yeryüzünde. Anneanne evinin kokusu, keyfi mis mis..
Şansımıza normalde maximum 8 saat süren yol o gün 14 saat sürü ve biz sadece 1 kere mola vermemize rağmen Samsun'a gece yarısı varabildik.
Tuna heyecanla bisikletine kavuşma anını beklediğinden eve girer girmez bisiklet sormaya başladı; bisiklet balonlarla süslenmiş şekilde çıktı piyasaya.. Hemen kaskını, kolluklarını ve dizliklerini takıp bisikleti evde denedi mutlu mesut.
Akşam babası takıldı ben de binicem senin bisikletine diye sabah gözünü anne babam bisikletime biner mi sorularıyla açtı. Kahvaltıdan hemen sonra çıktılar tura.
Bayram sabahı şen şakrak yaptık hep birlikte kahvaltımızı. Anneannem artık bayramlarda bizde olduğundan herkes bayramlaşmaya bizim eve geldi.
Bayram soframız annemin leziz çok leziz yemekleriyle çok keyifliydi.
Kuzenler ve kuzen çoçukları çoluk çombalak birlikteydik.
Deniz ve hava da Samsun şartlarına göre yüzümüze güldü, hemen hemen hergün kumsalda oynadık. Deniz tam Tuna'ya göreydi; sığ ve sıcak:)
buyrun gözler odaklanmış halde flüt çalan bizim köyün kavlacısı :)
Bahçede bol bol keyif yaptık; akşamüstü güneşiyle kitap okuduk..
Tek sıkıntımız Sidomuzu biraz erken göndermek zorunda oluşumuzdu. Bu da Sido'yu yolcu ettiğimiz sabahtan bir kare..Denizkenarı muhteşemdi..
Bu güzel manzaranın sonrasında da bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı..Ama ben yazlığı yağmur yağdıgında da çok seviyorum, hele sonrasındaki toprak kokusu..
Gelirken çektiğimiz çileden sonra gözümüz korktu cumartesi dönmeye karar verdik. Gelmesi çok güzel oluyorda şu dönüşler beni her zaman ağlatıyor. Bu sefer anneannemden ayrılmak bana çok zor geldi..Öptüm öptüm pamuk ellerinden gözlerimden yaşlar akmaya başlayınca da bana öyle bir baktı ki anlayamadı da neden ağladığımı içimi sızlattı :( canım anneannem benim tatlı pamuk anneannem seni çok çok çok seviyorum..Çocukların anneanne-babaanne ve dedeleriyle birşeyler paylaşarak o sevgiyi tadarak büyümeleri kadar güzel birşey yok sanırım yeryüzünde. Anneanne evinin kokusu, keyfi mis mis..
1 Ağustos 2012 Çarşamba
Şeytanın Bacağını
28,07,2012..Geçen hafta Saroz'a gittiğimizde ilk 2-3 saat Tuna sezlongun üstünden inmedi bile. Herkes denize girelim dedikçe çocuk kendini çektikçe çekti sezlongu mesken edindi..Taa ki ben Tuna'cım ayağıma kova ile su döker misin diye bir teklifle gidinceye kadar..bu teklife büyük bir memnuniyetle cevap verdi ve yavaş yavaş denize girmeye başladı. Sonra taş çıkarma bahanesiyle kollukları taktı sonra da Beril'i kurtaracağım diye düşe kalka oynadı denizde..tabii tedbiri elden bırakmadan..Kontrollü..Bakıyor Beril biraz fazla uzakta gözü kesmiyor derine gitmeyi hemen anne yardım lazım gelir misin diye koşuyor yanıma..
İçten içe üzülüyordum denize girmiyor diye ama sanırım artık şeytanın bacağını kırdık :)
İçten içe üzülüyordum denize girmiyor diye ama sanırım artık şeytanın bacağını kırdık :)
Teyzecik yorgunluktan öldü denizin içinde bir o yana bir bu yana Tuna'yı yatağın üstünde gezdiricem diye , bizimki ohh gel keyfim gel, oraya gidelim buraya gidelim burdan atlayayım mı Teyzesinin pesinde dolandı durdu.
25 Temmuz 2012 Çarşamba
mutlu yıllar aşkitom
Doğum günün kutlu olsun canım..Nice mutlu, sağlıklı yaşların olsun inşallah hepberaber..
PS: Tuniş pasta yiyemediği için biraz huysuz :)
PS: Tuniş pasta yiyemediği için biraz huysuz :)
23 Temmuz 2012 Pazartesi
İçine aslan mı kaçtı ne
Tuna'da bahar ayıyla başlayan ve zaman zaman kafamı kurcalayan canımı sıkan değişiklikler var.. Yüksek sesle konuşmalar, yüzünü hafif öne eğip suratına kızgın bir ifade takıp ateş diye bağırmalar, döverim, ısırırım, yok istemem, asla, istiyorummm istiyorumm nütfeenn diye tutturmalar, kaprisler konuşmamalar ya da konuşmak istemediğini çıglık atarak belirtmeler, bir haşinlik söz konusu..çok sakin bir çoçukken biranda bu tavırlar beni endişelendirmeye başladı, sebebi ne henüz bulamadım..Konuşuyoruz söz bir daha yapmıcam diyor ama her seferinde sil baştan oluyor..İki defa mahrumiyet da aldı bu yüzden ama ne fayda..Şimdi farklı yollar deneme zamanı..
Nedeni bakıcı değişikliği, bahçede beraber oynadığı yaşça kendinden büyük çoçuklar, Tuna'nın büyüyor olması olabilir mi bilmiyorum..
görecegiz..
Nedeni bakıcı değişikliği, bahçede beraber oynadığı yaşça kendinden büyük çoçuklar, Tuna'nın büyüyor olması olabilir mi bilmiyorum..
görecegiz..
10 Temmuz 2012 Salı
İlk Sinemamız :)
Biz dün akşam ilk kez sinemaya gittik; Buz Devri 4..Tuna çok heyecanlıydı sinemaya gideceği için. Biletleri aldık girdik içeriye kapının açılmasını bekledik..o sırada etraftaki herkese laf attı bizimki, hadi gözlükleri alalım anne, anne bak herkes patlamış mısırını almış hadi biz de alalım kıpır kıpır içi içine sığmadı..Tuna'nın bu heyecanlı hallerine bayılıyorum duygularını öyle güzel belli ediyor ki böyle durumlarda sesini de ayarlayamıyor kocaman kocaman konuşuyor. Neyse kapılar açıldı girdik içeriye yerimize yerleştik..Babamız da patlamış mısırları aldı geldi Tuna babasının bizi göremeyeceğini düşünerek ayağa kalkıp "babaaaa burdayızz" diye seslendi. Sonra başladı film önce fragmanlar..Fragmanlar çok kötüydü birsürü çocuğun izlediği bu tarz filmlerin fragmanlarına bence özellikle dikkat edilmesi gerek çünkü dün akşam Tuna fragmanlardan oldukça rahatsız oldu; anne gözlerimi kapat dedi ki daha önce Tuna'dan hiç böyle bir tepki almadık.. Neyse sonunda film başladı bizimki pür dikkat izledi. Bazı sahnelerde heycanlanıp bağırdı; arada patlamış mısırını yedi yerken de yorumunu eksik etmedi "patlamış mısır da güzelmiş anne", bir sahnede mamut "olum bas git " diyor bizimki bu repliği bahçedeki abilerinden bildiğinden kaçırmadı kıkır kıkır güldü :)
İlk sinema eğlencemiz özellikle bizim için çok eğlenceliydi..Tuna film izledi biz Tuna'yı :)
İçerideyken sinemayı çok sevdiğini söyleyen Tuna dışarı çıkınca fikrini değiştirdi ben biraz korktum bir daha gelmeyelim diye mırın kırın etti ama bu da çok uzun sürmedi eve gidene kadar fikrini değiştirdi..
İlk sinema eğlencemiz özellikle bizim için çok eğlenceliydi..Tuna film izledi biz Tuna'yı :)
İçerideyken sinemayı çok sevdiğini söyleyen Tuna dışarı çıkınca fikrini değiştirdi ben biraz korktum bir daha gelmeyelim diye mırın kırın etti ama bu da çok uzun sürmedi eve gidene kadar fikrini değiştirdi..
5 Temmuz 2012 Perşembe
hayvanlar alemi
Tatil bitti cuma aksamı döndük sabah erkenden kuzunun yanına gittik..oo kuzumun içerden çıkıp kucagıma atlaması bir oldu..ilk deneyim için fena degildi ama ben biraz sulugöz dolaştım..Neyse Tunişim de hiç problem çıkartmamış gayet güzel eğlenmiş :)
Buaralar Tuna hayvanların çıkarttığı seslere takmış durumda..Durup dururken geliyor anne aslanlar neden kükrer? Aslanlar kükrer mi konuşur mu? diye soruyor..
Geçen gün Ümran'a da aynı soruyu sormus sonra da Leopar'lar nasıl ses çıkarır demiş, Ümran onlar da kükrer diyince hayır leoparlar kükremez onlar İngilizce konuşur diye cevabı yapıştırmış..
buaralar yeni kelimeler öğrenmiş sohbet ederken kullanıyor kopariyor bizi :)
geçen akşam karpuz yerken karpuz da iyi gitti dedi, sonra sinemaya gidelim dedik Madagaskar mi Buz Devri mi konusurken belli ki Madagaskar'a gidesi yok yan çiziyor Madagaskar hiç iyi değil ben sana soyliim diyiverdi..Dün Ümran ayran yapmıs beraber içiyorlarken Ümran'a ayranın da iyi olmuş demiş..
Buaralar Tuna hayvanların çıkarttığı seslere takmış durumda..Durup dururken geliyor anne aslanlar neden kükrer? Aslanlar kükrer mi konuşur mu? diye soruyor..
Geçen gün Ümran'a da aynı soruyu sormus sonra da Leopar'lar nasıl ses çıkarır demiş, Ümran onlar da kükrer diyince hayır leoparlar kükremez onlar İngilizce konuşur diye cevabı yapıştırmış..
buaralar yeni kelimeler öğrenmiş sohbet ederken kullanıyor kopariyor bizi :)
geçen akşam karpuz yerken karpuz da iyi gitti dedi, sonra sinemaya gidelim dedik Madagaskar mi Buz Devri mi konusurken belli ki Madagaskar'a gidesi yok yan çiziyor Madagaskar hiç iyi değil ben sana soyliim diyiverdi..Dün Ümran ayran yapmıs beraber içiyorlarken Ümran'a ayranın da iyi olmuş demiş..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)